Ev sinemasından gösterime bu hafta: Etik kuralları olan bir katil; Geçmişe Dönüş

Ev sinemasından gösterime bu hafta: Etik kuralları olan bir katil; Geçmişe Dönüş

29 Eylül 2022 0 Yazar:

1993 senesinde, Schindler’in Sıralaması adlı filmimizde, Holokost esnasında işgal altındaki Polonya’daki 1200 Yahudi’yi, Bohemya ve Moravya Protektorası’ndaki emaye ve cephane fabrikalarında istihdam ederek yaşamlarını kurtarmış olan Nazi Partisi üyesi bir Alman sanayici olan Oskar Schindler’e yaşam verip beyazperdenin en büyük insan hakları koruyucularından birini oldukça duyarlı bir halde oynayarak Oscar’a aday olsa da birkaç mühim kural dışı haricinde son yıllarda Liam Neeson’ın üstlendiği rollerin çoğunda artık bir benzerlik var.

Seneler içinde oyuncu “Taken” ile başlayarak bir intikam sembolü olarak tekrardan doğduktan sonrasında filmografisi “Taken” serisi de dahil olmak suretiyle sürükleyici aksiyon filmleriyle dolu olan Liam Neeson, kısa bir süre ilkin gösterime giren yeni vizyona giren filmi “Memory” ile bir Alzheimer hikâyesini oldukça etkisi altına alan bir hale getiriyor ve uzun bir aradan sonrasında tekrardan en dikkate kıymet performansını ortaya koyuyor.

Etik kuralları olan bir katil; Geçmişe Dönüş

Yönetmen: Martin Campbell / Oyuncular: Liam Neeson, Guy Pearce, Taj Atwal, Harold Torres, Ray Fearon, Monica Bellucci, Ray Stevenson, Mia Sanchez, Daniel De Bourg, Natalie Anderson, Rebecca Calder, Scot Williams, Doug Rao, Atanas Srebrev, Lee Boardman, Stella Stocker, Josh Taylor, Vladimir Mihaylov, Josh Macrena, J.R. Esposito, Antonio Jaramillo, Tudor Chirila, Sofia Soltess, Lyubomir Bachvarov, Sigal Diamant, Mariana Krumova, Dana Velinova, Kate Nichols, Neda Spasova, Devina Vassileva, Dee, Raluca Aprodu, Michael Robertson, Louis Mandylor, Kalina Stancheva, Rosen Kovachev, Trevor Van Uden, Şehir Sherwood, Robert Kelty, Clayton Shane, Alex Apostle, Jefrey Soltess, Emilia Klayn, Sol E. Romero, Petar Kirilov, Dimitar Sulev, Iliyana Koleva, Ralitsa Popova, Fady Naguib, Jake Tapper / Süre: 114 dakika
 

 

Terbiye ve bellek ikileminde bir hayatta kalma mücadelesi…

Küresel yayıncılık ve içerik dağıtımı şirketi SPI International, bünyesinde bulundurduğu film ve dizi kanalı FilmBox ve Türkiye’nin önde gelen dağıtıcı şirketlerinden TME Films iş birliğinde Türkiye’ye getirilen ve bu hafta sinemalarda izleyebileceğiniz filmlerden kabul edilen Memory; yaşamını değiştirerek emekli olmaya hazırlanan suikastçı Alex Lewis’in son bir işi kabul ettikten sonrasında başından geçenleri mevzu ediniyor.

Teksas, El Paso’da yaşayan Alex Lewis yaşamını değişiklik yapmak suretiyle olan soğukkanlı kiralık bir suikastçıdır, sadece Alex tam emekli olmayı planlarken unutulmaya yüz tutmuş bir hatırayla yüzleşir.
 

 

Alex, sertlik ve gizlilikle geçen uzun kariyerini sonlandırmaya karar vermişken eski bir bağlantısı ona son bir vazife verir fakat bu son iş, Alex’in anlaştığı işten farklıdır; sınırın güneyindeki bir çocuk fuhuş çetesinden varlıklı, nüfuzlu bir El Paso emlak patronu ve oğluna uzanan bir istismarın izini bulduğunda, Alex, gizmen Vincent Serra liderliğinde yönetilen bir FBI ekibini gizlice doğru hedefe yönlendirir.

Bu süre içinde ayrıntıları hatırlayamaması onu daha büyük bir tehlikeye atsa da Alex, bir yaşam boyu gölgelerde kazanılmış olduğu becerilerini çirkin bir sırrı aydınlığa çıkarmak için kullanır, fakat bunu kuvvetli düşmanları kendisini yok etmeden ve Serra’nın gizli saklı görevini açık etmeden yapmalıdır.

Sonucunda kiralık bir suikastçı olan Alex tehlikeli bir kabahat örgütü için üstlendiği bu yeni görevinde gerçekte neler olup bittiğini öğrendiğinde bu işi tamamlamayı reddettiği süre hedef haline gelir.
 

 

Alex kendisinin bir kahraman olmadığını biliyorsa da dünyada ondan daha fena insanoğlu bulunduğunu gördüğünde kolluk kuvvetlerinin başaramadığını başarmaya çalışan bir tür acımasız temizlik görevlisi haline gelir.

Böylelikle Alex, hayatta kalmak için kendisini öldürmek isteyenlerin peşine düşmek zorunda kalır, sadece ciddi bir bellek kaybı yaşayan Alex için bu süreçte her şey onun için daha da zorlaşır.

Hafızası ona ihanet etmeye devam ederken ve ayrıntılar güç geçtikçe daha da bulanıklaşırken Alex, güvenebileceği kişileri bulmak için çabalamak zorunda kalır.
 

 

Orijinal filmdekinden oldukça değişik bir perspektif

Hikâyede coşku var fakat hakikaten içinde aksiyon parçaları olan bir ruhsal gerilim…

“Casino Royale”, “Goldeneye”, “The Mask of Zorro”, “The Legend of Zorro” ve “The Protégé” şeklinde gişe rekortmenlerinin ve aksiyon gerilim filmlerinin usta yönetmeni Martin Campbell bu film için yönetmen koltuğuna oturmadan ilkin bir sonraki film projesini arıyordu.

Aramış olduğu hikâyeyi denizaşırı bir ülkede buldu ve bu hikâyeyi dünyanın başka bir yerinde hayal etti.
 

 

Arkasından bir yıldız, büyük ve yeni bir oyuncu ekibi ve filmi tamamen unutulmaz kılacak bir atmosfer ile bu hikâyeyi kendisine özgü tarzıyla tekrardan yorumladı.

2003 senesinde gösterime giren Belçika gerilim filmi Bir Katilin Hafızası (De Zaak Alzheimer), yönetmen Erik Van Looy’un yazar Jef Geeraerts’in 1985 tarihindeki aynı adlı kitabının film uyarlamasıydı.

Türünde bir klasik olarak kabul edilen ve Avrupa’da birçok ödül kazanan bu gerilim filmi, çarpıcılığı, varlıklı karakterleri ve dolambaçlı vaka örgüsü ile Campbell’ın de dikkatini çekti.

Campbell, senarist Dario Scardapane’i varlıklı ve kuvvetli bir ailenin bir çocuk fuhuş davası ile bağlantısının ve FBI’nın bu aileyi alaşağı etme çabasının ortasında kalan Alzeheimer hastalığının ilk aşamasındaki bir suikastçının hikâyesini uyarlaması için bu projeye dâhil etti.

Bu muhteşem Belçika filminden yola çıkan Campbell ve Dario Scardapane hikâyeyi El Paso, Teksas ve şimal Meksika sınırına nazaran uyarladı.
 

 

Hikâyede aynı olan temel unsurlar var, sadece normal olarak birçok değişim de var; he şeyden ilkin filmin finali oldukça değişik ve orijinal filmdekinden sayıca oldukça daha çok olan aksiyonun tümü Martin Campbell’in kendine özgü yorumlarıyla geliştirilmiş durumda.
 

 

İlk bakışta “Memory”, karakterinin belirli becerilere haiz olduğu, çoğunlukla insanları öldürmeyi içeren başka bir Liam Neeson filmi şeklinde göründüğü gibi aslen öyleki, fakat bununla beraber değişik bir şey ve daha fazlası da var.

Dolayısıyla genel olarak baktığımızda bu yalnız bir aksiyon filmi değil bununla beraber derinlikli bir ruhsal gerilim emek harcaması.

Bu yüzden bu işi senelerdir meydana getiren bir adam olmasına karşın Alex yalnız bir tabanca alıp insanları öldürmüyor şu sebeple alt metninde Alzheimer hastalığının etkilerini işleyen filmin coşku ve aksiyon dolu vaka örgüsü, zihni zayıflarken vicdanı güçlenen bir kiralık katilin yaşamış olduğu etik çıkmaz üstüne kurulu.

Aksiyon filmlerinin prestijli adı

Şimdilerde ortalama yetmiş yaşındaki Liam Neeson’ın başrolde olduğu bu filmimizde başka bir B-film aksiyon oyuncusundan daha fazlası bulunduğunu seyircilerine gösteren Liam Neeson yalnız aksiyon filmlerinin prestijli adı olmakla kalmıyor, bununla beraber göğüs göğüse dövüştüğü sahnelerde hala ondan yaşça minik kibirli serserileri iyi mi alt edebileceğini de ustalıkla kanıtlıyor.

Ve yaşamını para için insanları öldürmek için harcayan birinin ne kadar iyi olabileceği meşru bir sual olsa da onun iyi ve fena arasındaki çizgiyi aştığını görmek filmi oldukça ilgi çekici bir hale getiriyor.

Hiddet ve kefaret hakkında yoğun bir aksiyon-drama olan filmimizde usta yönetmen Martin Campbell’in ilk kez beraber çalmış olduğu Hollywood’un yaşayan efsanelerinden Liam Neeson’a Monica Belluci ve Guy Pearce birlikte rol alıyor.

Bellek sorunlarını merkez alan bir öteki kült film, Akıl Defteri‘nin (Memento) başrol oyuncusu Guy Pearce’ın bu filmimizde gizmen Serra rolünü üstlenmesi de Geçmişe Dönüş’ün bir öteki garip hususi durumunu oluşturuyor.
 

 

Meksikalı fuhuş çetesiyle ilgili soruşturması beklenmedik bir halde onu suikastçıyla uzaktan da olsa kolay olmayan bir ortaklık kurmaya zorlayan FBI Ajanı Vincent Serra görevi ile Guy Pearce dünyadan bıkmış yürekli bir karaktere yaşam veriyor.

Orijinal filmimizde polis olarak mükemmel bir Belçikalı erkek oyuncu vardı ve işinde mükemmeldi, fakat daha gençti ve mesleğinden kaynaklı hiçbir duygusal yarası ya da acısı yoktu.

Martin Campbell kendi filmimizde, orijinal filmdekinden oldukça değişik bir perspektif ile karaktarlere değişik bir boyut katıyor ve Serra rolündeki Guy Pearce ise bu işi oldukça uzun senelerdir yaptığını seyirciye hissettiriyor; kusurlu bir hukuk sistemiyle uğraşıyor ve bu yüzden yaraları var, acı çekmiş, sistem onun şeklinde çalışkan polisleri alt ediyor fakat o savaşmaya devam ediyor.

Ve Martin Campbell bu hikâyede patronunun Serra’dan hoşlanmadığını ve her şeyin tepetaklak gideceğini açıkça seyirciye göstermekten kaçınmıyor.

Sonucunda Serra, güçlerini Alex Lewis ile birleştirdiğinde şeytanla bir antak kalma yapıyor ve böylelikle Serra gri bir alana giriyor ve bunu yapmak için her kuralı yıkıyor.
 

 

Ek olarak Martin Campbell’in bu filmin kamera arkasında daha ilkin çalmış olduğu insanlarla iş birliği yapmış olduğu da görülüyor; filmin görüntü yönetmenliğini daha ilkin “Con Air”, “The Green Mile”, “Yıldız Wars: Episode III: Revenge of the Sith”, ve “The Adventures of Young Indiana Jones” adlı yapımlarda imzası olan ve Campbell ile Vertical Limit (2000), The Foreigner (2017), and The Protégé (2021) şeklinde filmlerde çalışan David Tattersall üstüne alıyor.

Emektar yapım tasarımcısı Wolf Kroeger ve kostüm tasarımcısı Irina Kotcheva’nın da bu filmimizde gene Campbell’la beraber çalmış olduğu görülüyor.

Sonucunda yetmiş sekiz yaşındaki Martin Campbell, böylesi ıslak ve sürükleyici bir gerilim filmimizde cehennemi hala yönetebileceğini kanıtlıyor.

Haftanın öteki filmleri

Birbirinden değişik filmlere ev sahipliği meydana getiren beyaz perde salonları değişik türlerden merakla beklenen yerli ve yabancı filmleri sinemaseverlerin beğenisine sunarken çevrimiçi dijital platformlar da gösterime girememiş en yeni filmleri seyirciyle buluşturmaya devam ediyor.

Vizyonda yer edinen filmlerin yanı sıra, “41 Kere Maşallah”, “Asi Prenses”, “Geçmişe Dönüş”, “Mühr-ü Musallat – Perihan”, “Okul Tıraşı”, “Senkronik”, “Son Seans: MTTH”, “X” ve “Yaşamaya Bak” şeklinde filmler bu hafta vizyonda kendine yer buluyor.

41 Kere Maşallah

Yönetmen: Ahmet Kapucu / Oyuncular: Ulaş İnan Torun, Ekin Türkmen, Asuman Dabak, Kemal Uçar, Eslem Akar, Tuncay Beyazıt, Eylül Öztürk, Mehmet Çelik, Bülent Mert, Damla Canbaz, İlkin Tüfekçi, Aslı Bankoğlu, İlayda Ayan, Alara Turgut, Ayşegül Çınar, Merve Şişman, Selin Ençok, Aylin Ençok, Taner Durmaz, Fidan Itina, Melek Tanker, Furkan Erdoğan, Görkem Koçin, Suat Özkan, Deniz Oral, Serkan Çolak, Denisa Gültekin / Süre: 101 dakika
 

 

Gerçek aşkın ardında…

CJ ENM dağıtımı ve 2506 Film iş birliğiyle gösterime giren, bu hafta sinemalarda izleyebileceğiniz filmlerden kabul edilen 41 Kere Maşallah; âşık olduğu Pelin’e kavuşabilmek için daha evvelde kendisine meydana getirilen büyüden kurtulmaya çabalayan Naci’nin hikâyesini konu alıyor.

Lise yıllarında kalbini kırdığı bir kız tarafınca büyü meydana getirilen Naci’yi, büyüyü bozmak isterken yaşayacağı trajikomik vakalar bekliyor.

Filmlerin aranan figüranı Naci, bir taraftan anne ve baba baskısı ile boğuşan bir taraftan da amansız aşkı Pelin’e açılmak için çabalayan bir adamdır.

Pelin’e bir türlü açılamayan Naci, lise yıllarında kalbini kırdığı bir kızın kendisine büyü yaptırdığını öğrenir.

Amansız aşkı Pelin’e kavuşabilmek için kendisine yapılmış büyüden kurtulması için Naci’nin tam kırk tane kızı üç ayda kendine aşık etmeyi başarması gerekmektedir.

Hakkaniyet İnsanı: Ben Crump

Yönetmen: Nadia Hallgren / Oyuncular: Benjamin Crump / Süre: 101 dakika
 

 

Kenara çekilip vakalara izleyici kalamayız; kendimizi ortaya atıp bir şeyler yapmalıyız şu sebeple şimdi gidip dünyada yapılmayan şeyleri yapma, söylenmeyen şeyleri söyleme yükümlülüğümüz var…

Netflix’in Biyografik Belgeseller kategorisinde gösterime giren Civil: Ben Crump adlı bu duygusal filmimizde; “Siyahi ABD’nın Başsavcısı” olarak da tanınan Ben Crump, bir aile adamı ve insan hakları savunucusu olarak yaşamını gözler önüne seriyor.

Ödüllü yönetmen Nadia Hallgren’in bakış açısıyla George Floyd, Breonna Taylor ve Andre Hill’in davalarına bakan Crump’ın hayatından bir senelik bir kesit sunan film, asi ruhlu insan hakları avukatı Ben Crump’ın yaşamına ve ABD’da siyahilerin hayatlarına kıymet kazandırma misyonuna samimi ve gerçekçi bir bakış atıyor.

Yirmi beş senedir dava avukatlığı meydana getiren ve polisin yüz senelerdir siyahi insanları öldürdüğünü sadece buna karşın maddi açıdan hiçbir süre görevli tutulmadığını dile getiren Crump’ın birçok değişik yönünü gözler önüne seren Hallgren, Crump’ın hem yetiştirilme tarzının hem de iş ve aile yaşamı içinde kurduğu dengenin perde arkasını seyircilere aktarıyor.

Belgesel bununla beraber “Ya bana yol gösterin ya beni takip edin ya da yolumdan çekip gidin!..” diyerek insanların güvenebileceği bir avukat olmak için çalışan Crump’ın tutkuyla ilgilenilmiş olduğu çevresel hakkaniyet ve siyahiler için bankacılık şeklinde öteki sayısız problemi da vurguluyor.

Aldığın Her Nefes

Yönetmen: Vaughn Stein / Oyuncular: Casey Affleck, Michelle Monaghan, Sam Claflin, Veronica Ferres, India Eisley, Emily Alyn Lind, Hiro Kanagawa, Vincent Gale, Lilly Krug, Daniel Bacon, Brenden Sunderland, Kheon Clarke, Christopher Logan, Nicki Steudel, Soheila Vatandoost, Craig Haas, Tony Chris Kazoleas, Jeff Sanca / Süre: 105 dakika
 

 

Saplantı, kuşku ve gerçeklerin birbirine karıştığı vakalar bir ailenin kâbusu olacak…

beIN CONNECT’in Gerilim Filmleri kategorisinde gösterime giren Every Breath You Take (You Belong to Me) adlı bu filmimizde; bir psikiyatristin kariyeri, hastasının intihar etmesiyle tehlikeye girer.

Psikiyatrist, ölen hastasının adam kardeşini karısı ve kızıyla tanıştırmak için evine çağrı ettiğinde, ailenin yaşamı beklenmedik bir halde paramparça olur.

2012 yılından beri geliştirme aşamasında olan başlangıçta başoller için Harrison Ford ve Zac Efron kabul edilen proje, yeni bir isim, yönetmen ve oyuncu ekibi ile 2019’da çekilmeye başlamadan ilkin yedi yıl süresince sessiz kaldı.

Gecikmeli bir halde tamamlanan bu gerilim filminin başrollerinde, “Gone Baby Gone” filmimizde de seyirci karşısına beraber çıkan Casey Affleck ve Michelle Monaghan yer alırken kamera arkasında ise “Terminal” filminin yönetmeni Vaughn Stein oturuyor.

Asi Prenses Pil

Yönetmen: Julien Fournet / Oyuncular: Kaycie Chase, Paul Borne, Julien Crampon, Pierre Tessier, Gauthier Battoue, Barbara Tissier, Emmanuel Curtil, Enrique Carballido, Laurent Maurel, Martine Irzenski, Jérémy Prévost, Sonja Ball, Dalila Bela, Wyatt Bowen, Richard M Dumont, Scott Humphrey, Carlos Mencia, Eleanor Noble, Terrence Scammell / Süre: 89 dakika
 

 

Asaletin hepimizin içinde bulunduğunu öğreten cüretkâr bir serüven…

Bir Film dağıtımı ve iş birliğiyle gösterime giren, bu hafta sinemalarda izleyebileceğiniz filmlerden kabul edilen Pil’s Adventures adlı bu animasyon; sokaklarda yaşayan bir yetim olan Pil’in, fena kral Tristain’in kalesinden yiyecek çalarak geçinirken kendisini içinde bulmuş olduğu serüveni konu alıyor.

Minik bir yetim olan Pil yürekli bir serseri kızdır ve bir orta çağ şehrinin sokaklarında yaşamaktadır.

Üç evcilleştirilmiş gelinciğiyle, tahtı gasp eden uğursuz Tristain’in kalesinden yiyecek çalarak hayatta kalır.

Bigün, gene kaleye gizlice girerken Pil, Naip Tristain’in tahtın varisi Roland’a büyü yaptığına şahit olunca büyüyü tersine çevirmenin ve prensin yaşamını kurtarmanın bir yolunu bulmanın artık kendisine bağlı bulunduğunu farklıdır.

Böylelikle, onu kovalayan gardiyanlardan kaçmak için bir prenses elbisesi giyerek kılık değiştirdikten sonrasında tahtın varisi ve bir sihrin kurbanı olan Roland’ı kurtarmak için deli bir maceraya atılır.

Aşk ve Dondurma

Yönetmen: Brandon Camp / Oyuncular: Susanna Skaggs, Tobia De Angelis, Owen McDonnell, Valentina Lodovini, Saul Nanni, Anjelika Washington, Alex Boniello, Luca Seta, Claudia Stecher, Claudia Della Seta, Giusi Merli, Veronica Urban, Marisa Grimaldo, Nicola Pecci, Giorgio Mastrostefano, Virginia Perroni, Tera Hendrickson, Michele Favaro, Giovanni Serra Siani, Antonio Landi, Marie-France Arcilla, Giulia Cutrona, Francesco Romano, Renato Porfido, Cristiano Piacenti, Carolina Ponti, Griscelly Kathina, Gianpaolo Crescenzio, Miranda Parkin, Jacopo Relucenti / Süre: 110 dakika
 

 

Kendisini keşfetmek için annesinin izlerini takip eden bir genç kızın hikayesi…

Jenna Evans Welch’in oldukça satan romanından uyarlanan ve Netflix’in Kitaplardan Uyarlanan Duygusal Komediler kategorisinde gösterime giren Love & Gelato adlı bu filmimizde; bir tıp talebesi olan Lina, annesinin son arzusunu yerine getirmek için üniversiteden önceki yazı Roma’da geçirirken burada aşkı, macerayı ve dondurma tutkusunu keşfeder.

On yedi yaşındaki Amerikalı Lina, annesinin son arzusunu yerine getirmek için Roma’ya gezi eder.

Ciddi, sistemli ve hatta birazcık asosyal bir karakter olan Lina, bu yabancısı olduğu, fazlasıyla karışık ve kaotik ülkeye ansızın erişince tüm takıntılarıyla, kaygılarıyla ve korkularıyla baş etmek zorunda kalır.

Üstelik bununla beraber annesinin geçmişiyle ilgili bazı sürprizler ve sırlarla da yüzleşmesi gerekir.

Ayrıca Lina burada annesinin eski günlüğünü rehber olarak kullanarak şehrin albenisine, insanlarına ve doğal ki dondurmaya yavaş yavaş âşık olur.

Muhteşem manzaraların ve asla alışkın olmadığı, coşku verici yiyeceklerin büyüsüne kapılan genç kız, benzeri olmayan İtalyan modasına fanatik kalır, beklenmedik duygusal vakalar ve yeni, garip bir aile karşısında şaşkına döner.

Fakat tüm bu deneyimlerin sonucunda ise dünyaya ve kendisine yepyeni bir gözle bakmayı öğrenir.

Lina adındaki bu Amerikalı genç kızın, Roma’nın ışıltılı dünyasında kendini ve köklerini ararken yaşamış olduğu maceraları ve talihsizlikleri özetleyen filmimizde normal olarak kucak dolusu dondurma da var.

Aşkın Kıyameti

Yönetmen: Hilal Saral / Oyuncular: Boran Kuzum, Pınar Deniz, Yiğit Kirazcı, Seda Türkmen, Musa Uzunlar, Gürhan Altundaşar, Zeynep Tokuş / Süre: 100 dakika
 

 

Mutluluk bir süreç değil, bir an, dondurulup saklanamayan, bu yüzden aşk söylediğin de kendiliğinden olmalı, öyleki akışta, anda yaşanmış olan…

Netflix’in Türk Yapımı Duygusal Filmler kategorisinde gösterime giren Aşkın Kıyameti adlı bu filmimizde; reklam ajansı batan, borç içindeki Fırat, katılmış olduğu yoga etkinliğinde müzisyen bir kıza âşık olur ve beraber çıktıkları kendini bulma yolculuğunda bilinmezlikler onları bekler.

Çalmış olduğu şirket batkı edince yaşamı yokuş aşağı yuvarlanan Fırat, dağ başındaki bir festivalde kendini ve yaşamı keşfetmek adına katılmış olduğu yoga grubunda etkisi altına alan müzisyen Lidya ve müzisyen partneri Yusuf ile tanışır.

Hayatları başka yönlere doğru akmaya devam ederken Fırat, asla bilmediği bir dünyada, gizemli bir aşkın ardında bir yolculuğa başladığının bilincinde değidir.

Fırat, kalbinin sesini dinleyerek onların ruhsal paylaşımına ve müzik üretimlerine ortak olur.

Lidya ve Fırat, birlikte çıktıkları bu yolun hayatlarının en mühim yolculuğu bulunduğunu keşfederken, aşkın kıyametinin kucağına atladıklarını fark etmeyeceklerdir.

Aşkın Kıyameti, birbirini kaderin sunmuş olduğu tesadüfte gören iki aşığın mutlu sonsuzluğuna izleyenleri de ortak ediyor.

Baba Hakkında Her Şey

Yönetmen: Rick Altizer / Oyuncular: Jim Daly, Jonathan Evans, Tony Evans, Eddie George, Alex Kendrick, Jill Kendrick, Stephen Kendrick, Deland McCullough, Sherman Smith / Süre: 91 dakika
 

 

Her insanın bir baba hikayesi vardır ve hâlâ yazılıyor…

SinemaTV’nin Babalar İçin Hususi kategorisinde gösterime giren Show Me the Father adlı bu acıklı belgesel; Tanrı’nın babalığı hakkında esin verici gerçeklerle iç içe geçmiş büyüleyici hikayeler içeriyor.

Kimi süre güldüren, kimi süre ağlatan, kimi süre da şaşırtan içinizi ısıtacak mükemmel hikayeler barındıran bu film bir baba sevgisine gereksinim duyan her insana hitap ediyor ve içsel açıdan kuvvetli bir şeyler seyretmek isteyenlerin kesinlikle bu filmi listesine alması gerekiyor.

Bir Annenin Hikayesi

Yönetmen: Amy Koppelman / Oyuncular: Amanda Seyfried, Olivia Katz, Christian Kutz, Finn Wittrock, John Herrera, Foster Mosier, Maeve Mosier, Amy Irving, Paul Giamatti, Juan Carlos Hernández, Vinny Anand, Jennifer Carpenter, Darren Goldstein, Monica Eva Foster, Cate Elefante, Michael Gaston, Josh Hamilton, West Duchovny, Ariana Jalia, Fiona Graham, Alysia Reiner, Stephen Vincent, Dylan Wittrock, Logan Macrae, Britt Robertson, Adam Garcia, Eliot Sumner, Jared Johnston, Bob Leszczak / Süre: 105 dakika
 

 

Doğum sonrası depresyon ile beraber gelişen bir aile draması…

SinemaTV’nin Kırmızı Halı Kuşağı‘nda ilk kez tv seyircisi ile buluşan A Mouthful of Air adlı bu iç karartıcı derecede zarif filmimizde; evladı ve kocasıyla mutlu bir yaşam devam eden Julie Davis, oldukça satan kitaplara imza atan bir çocuk kitabı yazarıdır.

Mutlu bir aile yaşamı olan ve işini oldukça sevmiş olarak meydana getiren Julie, çocukluk korkularının kilidini açmak ile ilgili kitap yazarken bir taraftan da kendi hayatına musallat olan esrarengiz bir sırrı çözmeye odaklanır.

Bu süre içinde ikinci çocuğunu doğurduktan sonrasında travmasının ön plana çıkmasına yol açan esrarengiz vakalar ön plana çıkar ve genç yazar için bir hayatta kalma mücadelesi adım atar.

Dehşet Labirenti 2

Yönetmen: Anees Bazmee / Oyuncular: Tabu, Kartik Aaryan, Kiara Advani, Rajpal Naurang Yadav, Amar Upadhyay, Sanjay Mishra, Ashwini Kalsekar, Milind Gunaji, Rajesh Sharma, Sajida Khan, Govind Namdeo, Samarth Chauhan, Mehak Manwani, Sparsh Walia, Vyoma Nandi, Kaliprasad MukherjeeChatterjee, Neena Patel, Samaira, Sanaya, Karamveer Choudhary, Gulshan Chopra, Ridhvika Thakur, Sonpreet Jawanda, Kamrul Hossain, Arham Khan, Iftekhar Mahmud, Hossein Rahmani Manesh, Ali Asghar Shah, Harsh Shashwat / Süre: 143 dakika
 

 

Şeytani efsaneleşmiş geri dönüyor…

Netflix’in Hindistan Yapımı Korku Filmleri kategorisinde gösterime giren Bhool Bhulaiyaa 2 adlı, 2007 yılında yapılmış gişe rekortmeni korku-komedinin bu devam filmimizde; yolları kesişen iki yabancı olan Reet ve Ruhan, kendilerini terk edilmiş bir malikânede bulur.

Alınyazısı onları eski bir sırrı açmak için bir aaya getirdiğinde burada on sekiz senedir esir kalmış ürkütücü bir ruhla karşılaşırlar.

Reet ve Ruhan kendilerini korkulu olayların içinde bulduklarında onların trajedileri bizim komedimiz olmaya devam eder.

Haz

Yönetmen: Ninja Thyberg / Oyuncular: Sofia Kappel, Zelda Morrison, Evelyn Claire, Chris Cock, Dana DeArmond, Kendra Spade, Jason Toler, Mark Spiegler, Lucy Hart, John Strong, Reza Azar, Aiden Starr, Small Hands, Axel Braun, Bill Bailey, Derrick Pierce, Nathan Bronson, Aramis Sartorio, Mick Blue, Claudio Bergamin, Chanel Preston, Casey Calvert, Eva Melander, Xander Corvus, Peter Warren, Steve Holmes, Jack Blaque, Alice Grey, Marc Kramer, Abella Danger, Gina Valentina, Eric John Grossbeck, Ryan McLane, Ivy Sherwood, Kasia Szarek, Yoshi Nurijumi, Cammy Darling, David Freeman, Jay Allan, Anthony Elias Contreras, Victor Siegel, Michael Thompson, Devin McGee, Kelvin Batiste Jr., Ex Libris, Mana Afshar, Danielle Alexandria, Rusty Nails, Ken Melvoin-Berg, Sean Stearley, Ruckus, Timi Mason, Juliette March, Jataun Gilbert, Charlotte Cross, Jules Jordan, Maja Kin, Pryde Pierce, Parker Stuart, Ester Uddén / Süre: 109 dakika
 

 

Porno film endüstrisini şeytanlaştırmadan gizemini açığa çıkaran, dikkat çekici bir drama…

MUBI’nin İlk Filmler kategorisinde gösterime giren Pleasure adlı bu filmimizde; Bella, meşhur bir porno yıldızı olma hayaliyle İsveç’ten Los Angeles’a gelir, sadece hedefine giden yol sandığından daha karmaşıktır.

Hırsları sebebiyle tehlikeli sulara açılmaya süregelen Bella sektörün karanlık taraflarıyla yüzleştikçe, hayalleri ile gerçekler arasındaki yar giderek açılır.

Ninja Thyberg imzalı film, ilk oyunculuk denemesinde yıldızı parlayan Sofia Kappel’in etkisi altına alan performansıyla güçleniyor.

Film kuvvetli bir karı bakış açısıyla adam egemen bir dünyanın hem insani hem de mizahi bir tasvirini sunuyor.

Bu proje aslen Ninja Thyberg’in bir cinsiyet emek harcamaları dersi için porno endüstrisi hakkında yazdığı bir makaleden hayata merhaba dedi, ek olarak mevzuyu ödüllü bir kısa film olan Pleasure’da araştırdı.

Yönetmen şimdi bu ilk uzun metrajlı filmimizde porno sektöründe öznelik, hırs ve rıza kavramlarını yürekli bir halde irdelerken, sex işçiliğine dair köhne fikirleri de yıkmaya çalışan tavizsiz ve gerçekçi bir çıkış filmi ortaya koyuyor.

Johnny ve Amber: Iyi mi Başladı, Iyi mi Bitti? 
 

 

İki oldukça meşhur insan, aşk, evlilik, bağımlılıklar, travmalar, sertlik, #metoo hareketi, mesajlar, fotoğraflar, ses kayıtları, dosyalara sığmayan binlerce kanıt, canlı gösterim; son yılların en oldukça konuşulan davası şimdi mercek altında…

Bir GAİN Orijinal yapımı olan Johnny ve Amber: Iyi mi Başladı, Iyi mi Bitti? adlı bu mini belgesel; meşhur erkek oyuncu Johhny Depp ve eski eşi Amber Heard’ün birbirine açmış olduğu karacılık davasını, ikilinin ilişkilerinin ilk günlerinden kararın açıklanmış olduğu ana dek mercek altına alıyor.

Meşhur erkek oyuncu Johhny Depp ve eski eşi Amber Heard’ün birbirine açmış olduğu karacılık davası bir zamanlar evli ve mutlu, şimdilerde mutsuz ve aşırı istekli iki insanı karşı karşıya getirdi.

Davanın başlamasıyla korona virüsü salgınından Ukrayna savaşına, artan fiyatlardan enflasyon rakamlarına tüm mevzular rafa kalktı ve tek bir soruyla baş başa kalındı: Kimi tutuyorsun?

İki Hollywood yıldızının, tüm dünyanın canlı yayında takip etmiş olduğu bir mahkemeye dönüşen ilişkisini, rüya şeklinde yaşanmış olan ilk günlerinden jürinin kararının okunduğu ana dek yaşananları, son yıllarda şahit olduğumuz bu en büyük, en kirli ve güçlerin en dengesiz dağıldığı dava iki bölümlük bir mini belgeselde inceleniyor.

Los Angeles’tan New York’a Bir Kaykay Yolculuğu

Yönetmen: Rupert Rixon / Oyuncular: David Rock, Josh Monthei, Matt Monthei, Oliver Spain, Rupert Rixon, Sarah Rini, Tom Nicholson / Süre: 54 dakika
 

 

Uzun yolda kilometrelerce gezi etmeye çalışan üç genci izleyen uzun metrajlı bir belgesel film…

Netflix’in İngiliz Yapımı Gezi ve Serüven Belgeselleri kategorisinde gösterime giren Long Boarding LA to NY adlı bu hareketli ve esin verici filmimizde; bir İngiliz film yapımcısı ve arkadaşları, kanser hastaları için para toplamak için kaykaylarıyla ABD’de ortalama beş bin kilometre yol kat ediyor.

İki senelik hazırlık ve ortalama üç ay devam eden bir yolculuktan sonrasında ekip ABD’de Los Angeles’tan New York’a doğru uzanan kaykay gezilerini seyircilerle paylaşıyor.

Martha Mitchell Tesiri

Yönetmen: Anne Alvergue, Debra McClutchy / Oyuncular: Martha Mitchell, Dwight Chapin, Connie Chung, Piper Dankworth, John Dean, Sally Quinn, Bob Woodward, Bonnie Angelo, John Chancellor, Walter Cronkite, June Dankworth, Mike Douglas, David Frost, J. William Fulbright, H.R. Haldeman, Dan Romaine Kirkham, Fred La Rue, Jeb Magruder, James McCord, George McGovern, Winzola McLendon, John Mitchell, Marty Mitchell, Roger Mudd, Richard Nixon, Robert Odle, Herbert Porter, Maury Povich, Dan Rather, Dinah Shore, Howard K. Smith, Helen Thomas, Lily Tomlin, Garrick Utley / Süre: 40 dakika
 

 

Yozlaşmış politikacılara dürüst olmaları icap ettiğini öğreten kuvvetli bir karı…

Netflix’in Tarihî Belgeseller kategorisinde gösterime giren The Martha Mitchell Effect adlı bu film; Watergate Skandalı’nda bildiklerini özetleyen üst düzey bir işyar eşinin hikâyesini ve onu susturmak için Nixon yönetiminin yürüttüğü kampanyayı konu alıyor.

O, başkanlık mevzusunda ihmalkâr davranılmış olduğu için “Nixon çekilme etmeli!” diyen ilk kişiydi.

Bir kesim onun deli bulunduğunu söylese de büyük bir kesim onun vizyoner ve isabetli tahminleri bulunduğunu düşünüyordu.

Ve bir ihtimal o konuşmasaydı ve bildiklerini anlatmasaydı Watergate Skandalı diye bir şey de olmayacaktı.

Bu yüzden söylemek istediklerini çekinmeden dile getirmiş olduğu için kontolsüz bir füzel olarak tanımlanan Martha Mitchell ülkesine bomba şeklinde düşmüş ve tesiri de tüm dünyaya yayılmıştı.

Midnight in the Switchgrass

Yönetmen: Randall Emmett / Oyuncular: Emile Hirsch, Megan Fox, Bruce Willis, Lukas Haas, Caitlin Carmichael, Olive Abercrombie, Jason Trawick, Lydia Hull, Welker White, Alec Monopoly, Jackie Cruz, Sergio Rizzuto, Tyler Jon Olson, Nick Koskoff, Katalina Viteri, Swen Temmel, Adam Huel Potter, Sistine Rose Stallone, Michael Beach, Bobbie Shaw Chance, Samiah Alexander, Donovan W. Carter, Daniel Cates, Christopher Gehrman, Alex Eckert, Celeste Fianna, Charlie Alvarado, Eric Halem, Colson Baker, Rene Aranda, Omar Cruz Soto, David Hill, Harvey B. Jackson, Russell Jones, Janelle Leona, Morghyn McTague, Evan Painter, Melvin Payne Jr., Jean Pierre Prats, Evan Richards, Alexis Robbie, Adam Rote, David M Sandoval Jr., Gabriel Sandoval / Süre: 99 dakika
 

 

Kendini durduramayan bir seri katili başka kim durdurabilir?..

Bruce Willis’in 2022’de emekli olmadan ilkin gösterime giren son filmi olan ve şimdi ise Netflix’in Acıklı Gerilim Filmler kategorisinde gösterime giren Midnight in the Switchgrass adlı bu film; bir takım çözülmemiş katliam vakasını soruşturmak için bir araya gelen bir FBI ajanı ile bir polis memurunun öyküsünü mevzu ediyor.

Film, Teksas’ın en tehlikeli seri katilinin gerçek hikayesine dayanıyor.

Rebecca, hedefleri tarafınca kaçırıldığında ve yaşamı tehlikedeyken, Karl ve Byron’ın son ipuçlarını bir araya getirmek ve Truck Stop Killer olarak adlandırılan fena şöhretli bir seri katilin planlarına son vermek için yalnız birkaç saatleri vardır.

FBI ajanı ve ortağı, sex ticareti meydana getiren bir çeteyi yakalamaya yakındır, soruşturmalarının acımasız bir seri katilin yolunu kestiğini fark ettiklerinde, davayı uzun süredir araştıran bir Florida Kanun Uygulayıcı Ajanı ile beraber çalışırlar.

Böylelikle FBI ajanları, minik bir Florida nahiyesinde hanımefendileri kaçıran ve öldüren bir seri katili yakalamak için bir eyalet polis memuruyla beraber bu vakası aydınlatmak için bir araya gelirler.

Mühr-ü Musallat – Perihan

Yönetmen: Metin Kuru / Oyuncular: Sena Yıldız, Ercan Özdal, Selahattin Taşdöğen, Nilüfer Aydan, Mehmet Güneş / Süre: 110 dakika
 

 

Serinin ilk filmimizde folklorik bir araştırmanın kabusa dönüşen neticeleri…

TME Films dağıtımı ve Mutluluk Fabrikası iş birliğiyle gösterime giren, bu hafta sinemalarda izlyebileceğiniz filmlerden kabul edilen Mühr-ü Musallat – Perihan adlı bu filmimizde; üç sosyoloji talebesi, seneler ilkin Perihan isminde genç bir kızın vefatıyla sonuçlanan bir cin çıkarma ritüelini araştırmak için ücra bir köye gider.

Anlattıklarının tamamı yalan olan Hanife’nin verdiği bilgiler ve kendilerine yardım etmeyi kabul eden tek şahıs olan Hasan’ın rehberliğinde araştırmaları tehlikeli, spiritüel ve kanlı bir yolculuğa dönüşen ekip, her geçen gün olayların içinde kendilerini kaybederler.

Okul Tıraşı

Yönetmen: Ferit Karahan / Oyuncular: Ekin Koç, Mahir İpek, Cansu Ekmek imalatçısı, Melih Selçuk, Samet Yıldız, Münir Can Cindoruk / Süre: 85 dakika
 

 

Kuvvetli performanslarla desteklenen, soğuk ve mutsuz bir hikâye…

CGV Mars Dağıtım ve Asteros Film iş birliğiyle gösterime giren, bu hafta sinemalarda izleyebileceğiniz filmlerden kabul edilen Okul Tıraşı; kent dışındaki bir yatılı okulda okuyan Yusuf’un aniden rahatsızlanan arkadaşı Memo’yu hastaneye götürme talebinin okul yönetimi tarafınca zamanında kabul görmemesi ve yoğun kar yağışıyla yolların kapanmasıyla beraber gelişen vakaları mevzu ediniyor.

Şehirden tamamen izole, katı bir disiplinle yönetilen bir yatılı adam okulunda okuyan Yusuf, esrarengiz bir halde hastalanan ve durumu her an daha da kötüye giden arkadaşını hastaneye ulaştırmak istemektedir.

Başlangıçta okul siyaset yüzünden hastaneye götürülmeyen Memo, sonrasında istense de yoğun kar yağışının yolları kapatmasından dolayı hastaneye ulaştırılamaz.

Yolların açılmasını bekleyen öğretmenler ve öğrenciler, bu işten yakalarını sıyırmaya çalışırken, acımasız hesaplaşmalar ve sakladıkları sırlar da gün yüzüne çıkar.

Operation Romeo

Yönetmen: Shashant Shah / Oyuncular: Sidhant Gupta, Vedika Pinto, Sharad Kelkar, Kishore Kadam, Bhoomika Chawla, Yerushalmi Law Firm, Abed Sarker, Vaibhav Sharma, Hardik Thakkar / Süre: 132 dakika
 

 

Tüm gençlere ve yetişkinlere mükemmel bir ileti veren dikkat çekici bir film!..

Netflix’in Bollywood Filmleri kategorisinde gösterime giren Operation Romeo adlı bu filmimizde; iki gizemli yabancıyla yolları kesişen genç bir çiftin duygusal akşamı, korku ve paranoya dolu bir geceye dönüşür.

Film, etik polisliğin sunmuş olduğu çekince sebebiyle ülkenin dört bir tarafındaki genç çiftlerin yaşamış olduğu korkuları ve stresleri mevzu alıyor.

Senkronik

Yönetmen: Justin Benson, Aaron Moorhead / Oyuncular: Anthony Mackie, Jamie Dornan, Katie Aselton, Ally Ioannides, Ramiz Monsef, Bill Oberst Jr., Betsy Holt, Shane Brady, Kate Adair, Matthew Underwood, Carl Palmer, Martin Bats Bradford, Sam Malone, Rhonda Johnson Dents, Sophie Howell, Natasha Tina Liu, Rosé Belara Young, Jean-Pierre Vertus, Walker Babington, Lawrence Turner, Hawn Tran, Gregory Bright, Stephen Ang, Alexis Cornejo, Cesar D’La Torre, Cory Dillon, Leon Fleisher, Aaron Groben, Mark Hopkins, Delbert Hunt, Bianca Lemaire, Angela Liu, Peter Martin, John McCann, Tyler Routson, Miles Hendler, Jackie Jenkins Jr., J. Lamb, Mike R. Moreau, Russ Skains, Devyn A. Tyler, Michael Warren, Adam J. Yeend / Süre: 102 dakika
 

 

Bilim kurgu ve korku türlerindeki filmleri ile dikkat çeken yönetmen Justin Benson’un yönetmen koltuğunda oturmuş olduğu film oyuncuları ile de dört gözle beklenen yapımlardan biri…

CGV Mars Dağıtım ve Siyah Beyaz Movies iş birliğiyle gösterime giren, bu hafta sinemalada seyredebileceğiniz filmlerden kabul edilen Synchronic; New Orleans’ta iki sıhhat çalışanının, gizemli bir kimyasalla ilişkilendirilen korkulu cinayetler sonrası değişen hayatlarını mevzu ediniyor.

Steve ve Dennis, New Orleans’ta sıhhat görevlisi olarak çalışan iki iş arkadaşıdır.

Bigün ikili bir yardım çağrısı alır; vaka tipik bir aşırı doz vakası şeklinde görünse de cesedin oldukça eski görünüşlü bir kılıçla öldürülmüş olması kafaları karıştırır ve vaka yerindeki tek ipucu Synchronic adındaki bir bileşik ilaç ambalajıdır.

Bu vakayı izleyen ve giderek daha da anlaşılmaz şekillerde gerçekleşen ölümler adım atar.

Dennis’in kızı Brianna’nın da söz mevzusu ilacı denedikten sonrasında ortadan kaybolmasıyla, Steve ve Dennis kendilerini büyük bir gizemin orta yerinde bulurlar.

Sokak Çetesi: Susam Sokağı’na Iyi mi Geldik

Yönetmen: Marilyn Agrelo / Oyuncular: Frank Biondo, Linda Bove, Fran Brill, Northern Calloway, Christopher Cerf, David D. Connell, Joan Ganz Cooney, Evelyn Davis, Emilio Delgado, Danny Epstein, Sam Gibbon, Bob Hatch, Jane Henson, Jim Henson, Richard Hunt, Jerry Juhl, Emily Perl Kingsley, Will Lee, Sharon Lerner, Gerald S. Lesser, Loretta Long, Kermit Love, Dick Maitland, Sonia Manzano, Bob McGrath, Lloyd Morrisett Jr., Lloyd Moss, Jerry Nelson, Chet O’Brien, Roscoe Orman, Frank Oz, Edward L. Palmer, Joe Raposo, Alaina Reed-Hall, Martin P. Robinson, Matt Robinson, Buffy Sainte Marie, Lisa Simon, Dulcy Singer, Caroll Spinney, Emily Squires, Norman Stiles, Jon Stone, Muhammad Ali, Johnny Carson, Johnny Cash, Dizzy Gillespie, Brian Henson, Lisa Henson, Jesse Jackson, James Earl Jones, B.B. King, Eda LeShan, Loretta Lynn, Bob McRaney, Lloyd Morriset, Odetta, Nick Raposo, Matthew Robinson Jr., Holly Robinson Peete, Dolores Robinson, Dolores Robinson, Matt Robinson, Dinah Shore, Paul Simon, Kate Stone Lucas, Polly Stone, James Taylor, Stevie Wonder, Paul Benedict, Cab Calloway, Dick Cavett, David Hartman, Florence Henderson, Lena Horne, Peter Jennings, Madeline Kahn, Martin Luther King, Shari Lewis, Pat Nixon, Richard Nixon, Jack Paar, Fred Rogers, Bob Smith, Ed Sullivan, Orson Welles/ Süre: 107 dakika
 

 

Şehirli evlatları hedefleken televizyonu ve dünyayı değiştiren bir takım…

beIN CONNECT’in Belgesel Filmler kategorisinde gösterime giren Street Gang: How We Got to Sesame Street adlı, Susam Sokağı‘nın oluşumuna ışık tutan bu belgeselde, tanıdığımız tüylü karakterlerin iyi mi oluşturulduğunu görüyoruz.

Bir zamanlar birçok program ufaklıklara yukarıdan bakıyordu, Susam Sokağı ise bir deneydi ve yeni şeyler deniyordu.

Entelektüel ve ruhsal olarak insan hakları harektlerine katılmış olan içerik yöneticileri ile set ortamında gerçek bir mahalle ve sokak inşa eden yapımcılar dizideki karakterler ve kuklalar ile fikirleri, kavramları ve davranışları bambaşka şekillerde ufaklıklara öğetiyordu.

Kadrosunda o güne dek görülmemiş bir çeşitliliğe haiz olan dizi bigün büyüyecek olan tüm o güzel ufaklıklara dünyayı daha güzel bir hale getirebileceklerini gösteriyordu.

İzleyicisini hem eğlendiren hem de onlara yeni şeyler öğreten ikonik bir yapım olan Susam Sokağı’nın, iyi mi ve kimler tarafınca üretildiğini özetleyen bu esin verici belgesel, Critics Choice Documentary Awards (2021) Ve Detroit Film Critics Society Awards (2021) talibi olmuştur.

Son Seans: MTTH

Yönetmen: Gökhan Murat Toktamışoğlu / Oyuncular: Serhat Üstündağ, Binali Münüklü, Hatice Düştegör, Berk Toktamışoğlu, Mehmet Cerrahoğlu, Ulvi Yiğit / Süre: 62 dakika
 

 

Korkular zihnin celladıdır ve korkularınızla yüzleşmeden onlardan kurtulamazsınız…

CJ ENM dağıtımı ve Hann Yapım iş birliğiyle gösterime giren, bu hafta sinemalarda izleyebileceğiniz filmlerden kabul edilen, Fobi Üçlemesi‘nin son filmi Son Seans: MTTH; çocukluğunda yaşamış olduğu ebeveyn travması sebebiyle ruhsal problemler yaşayan Selim’in, rutin hayatına devam ederken bir seyahat esnasında fobilerinin beklenmedik şekilde tetiklenmesi sonucu gelişen vakaları mevzu ediniyor.

Üç filmden oluşan serinin bu son bölümünde Monofobi, Tanatofobi, Tafefobi ve Hidrofobi korkusu işleniyor.

Kamyonu ile nakliye işleri meydana getiren Selim’in çocukluğu katı bir babanın ellerinde geçmiştir.

Babasından korkarak ve dayaklarla zorbalıkla geçen çocukluğu onu korumaya çalışan annesine karşın Selim’in psikolojisinde büyük hasarlar yaratmıştır.

Sürücü Selim rutin yaşamını fobilerinden kaçarak ve kendine özgü çözümleriyle yaşarken bir seyahat esnasında art arda tetiklenen fobileriyle birlikte kendini gecenin karanlığında tenha bir ormanda korkularından kaçmaya çalışırken bulur.

Spiderhead

Yönetmen: Joseph Kosinski / Oyuncular: Chris Hemsworth, Miles Teller, Jurnee Smollett, Mark Paguio, Tess Haubrich, Ben Knight, Daniel Reader, Sam Delich, Ron Smyck, BeBe Bettencourt, Joey Vieira, Stephen Tongun, Nathan Jones, Angie Milliken, Daniel Booko, Elliot Chenery, Luca De Massis, Rachel Forsyth, Elke Hinrichsen, Aykut Karacam, Jane Larkin, Ashleigh Lawrence, Senayt Mebrahtu, Charles Parnell, Wyomi Reed, Regan Sharp, Michaela Shuttleworth, Jariah Travan / Süre: 106 dakika
 

 

Değişik türlere göz kırpan, karanlık bir gülmece anlayışına haiz bir ruhsal gerilim…

George Saunders’ın The New Yorker’da piyasaya çıkan “Escape From Spiderhead” adlı kısa öyküsünden uyarlanan ve Netflix’in Kitaplardan Uyarlanan Bilim Kurgu Filmleri kategorisinde gösterime giren Spiderhead adlı bu film; mahkûmların hapis sürelerini düşürmek karşılığında bazı ilaç deneylerinde kullanıldığı yakın bir gelecekte, üstünde denenen bir ilaç sonrası sistemi ve dünyayı tekrardan sorgulayan bir mahkûmun hikâyesini konu alıyor.

Vizyoner dâhi Steve Abnesti tarafınca yönetilen son teknoloji bir cezaevinde, mahkûmlar aldıkları cezanın düşürülmesi karşılığında beyinde değişikliğe neden olan bir ilaç veren ve ameliyatla vücutlarına yerleştirilen bir aygıt taşır.

Bu yüzden bu cezaevinde parmaklıklar, hücreler ve turuncu tulumlar yoktur.

Spiderhead’de cezaevindeki gönüllüler, kendileri olmakta özgürdür, fakat burada benlikleri değişiklik tehdidi altındadır.

Mahkûmlar kimi zaman daha iyi birine dönüşür şu sebeple burada gevşemeleri gerektiğinde gevşemelerini elde eden, söyleyecekleri sözü bulamadıklarında destek olan ilaçlar vardır.

Fakat geçmişleiyle boğuşan Jeff ve Lizzy adlı iki mahkûm denek birbiriyle bir bağ kurunca Abnesti’nin deneyleri özgür iradenin sınırlarını zorlamaya adım atar ve bu ikili için kurtuluşa giden yol daha çetrefil bir hâl alır.

Son teknoloji bir cezaevindeki bu mahlumlar, bir farmakoloji dâhisinin üzerlerinde denemiş olduğu ve duyguları denetim eden ilaçların amacını sorgulamaya adım atar.

X

Yönetmen: Ti West / Oyuncular: Mia Goth, Jenna Ortega, Brittany Snow, Kid Cudi, Martin Henderson, Owen Campbell, Stephen Ure, James Gaylyn, Simon Prast, Geoff Dolan, Matthew J. Saville, Bryony Skillington / Süre: 105 dakika
 

 

Korku fanatiklerine istedikleri her şeyi veren eski moda bir korku filmi…

Bir Film dağıtımı ve iş birliğiyle gösterime giren, bu hafta sinemalarda izleyebileceğiniz filmlerden kabul edilen X; film çekimi için gittikleri evde kendilerini korkulu bir kâbusun içinde gören bir grup gencin hikâyesini mevzu ediyor.

1979 senesinde, Hollywood hayalleri olan bir grup gençten oluşan bir film ekibi, yetişkinlere hitap eden bir film çekmek amacıyla Teksas’ın derinliklerindeki uzak bir çiftlik evine gider.

Ekip, yaşlı bir çiftin evinde film çekime adım atar, sadece oldukça geçmeden münzevi ve yaşlı ev sahipleri ekibi iş üstünde yakalar ve o andan itibaren grup kendilerini hayatları için verdikleri umutsuz bir mücadelenin içinde bulur.

Yaşamaya Bak

Yönetmen: Mike Mills / Oyuncular: Joaquin Phoenix, Gaby Hoffmann, Woody Norman, Scoot McNairy, Molly Webster, Jaboukie Young-White, Deborah Strang, Sunni Patterson, Jenny Eliscu, Mary Passeri, Brandon Rush, Brey’on Shaw, Todd d’Amour, Beth Bartley, Artrial Clark, Eleanor Halm Simmons, Keisuke Hoashi, Maximilla Lukacs, Nancy Gell, Gita Reddy, Mya Gonzales, Cooper Jack Rubin, Faith Steptore, Mahfuzul Islam, Na’kyah Adjuman, Jayce Garrett, Adilem Hernandez, Joye Pyronneau, Malik Pyronneau, Tallulah Smith, Tobias Cen, Ambar Perez, Dora Dulge, Roselin Garcia, Louie Nathan, Evan Ortiz, Sophie Suzuki Shih, Tamar Tanis, Elvies Yuan, Devante Bryant, Ethan Clubb, Robin Hand, London Hicks, Rayne King, May Maczka, Max Mertz, Bre’yon Shaw, Steven Stewart, Chrisette Thompson, Leslie Feist, Kate Adams, Callan Farris, Elaine Kagan, Marissa Lanuza, Khadija Emma Neumann, Brian Plaideau / Süre: 109 dakika
 

 

Aşkın Halleri ve Yirminci Yüzyıl Bayanları filmlerinin yönetmeninden yepyeni bir film…

Başka Beyazperde dağıtımı ve Fabula Films iş birliğiyle gösterime giren, bu hafta sinemalarda izleyebileceğiniz filmlerden kabul edilen C’mon C’mon; radyo programcısı ve belgeselci Johnny’nin, üstünde çalmış olduğu proje gereği eyaletler içinde yapmış olduğu seyahatler süresince küçük yeğenine bakmak zorunda kalması sonrası ikili içinde oluşan bağları mevzu ediniyor.

Artık görüşmediği kız kardeşinin oğlu Jesse’ye bakmak zorunda kalan Johnny, kendini asla beklemediği bir sorumlulukla karşı karşıya bulur.

Los Angeles’tan New York’a ve New York’tan New Orleans’a uzun bir seyahate çıkan ikili, yolda birbirilerini tanırken Johnny de geçmişiyle hesaplaşmaya adım atar.

Aile bağları, mesuliyet ve hastalık şeklinde temaları ele alan film, geçmişle gelecek arasındaki duyarlı bağları irdelerken seyircilere de etkisi altına alan bir seyir sunuyor.

Geçmişle gelecek arasındaki duyarlı bağlara odaklanan, acıklı, insanoğlunun içini ısıtan bu yol filmi niteliğindeki filmin başrolünde, En İyi Adam Oyuncu Oscar’ı kazanan Joaquin Phoenix var.

Flashback

Vakti zamanında kimi festivallerde, kimi sinemalarda kimi de ev videosu ve tv ekranlarında seyirciyle buluşan fakat şimdi hem çevrimiçi platformlarda hem de tv kanallarında bu hafta tekrardan gösterime girecek olan 2022 öncesinde çekilmiş öteki filmleri sizin için derledim.

beIN CONNECT

Türkiye’nin ödemeli tv sistemi Digitürk’ün, seyircilerine diledikleri süre arzu ettikleri içeriklere yetişme imkânı elde eden dijital içerik platformu beIN CONNECT, bu ay birbirinden güzel filmleri evinize getirmeye devam ediyor.

Platformun varlıklı kütüphanesinde bu hafta öne çıkan filmler şu şekilde:

  • Anayurt Oteli (1987)
  • Dönersen Islık Çal (1992)
  • Gizli saklı Hakikatler (Freud, 1962)
  • Gizli saklı Yüz (1991)
  • Kırık Bir Aşk Hikayesi (1981)
  • Şeytan (1974)
  • Kuzular Firarda: Uzay Parkı (A Shaun the Sheep Movie: Farmageddon, 2019)

MUBI

Beyaz perdenin her türlü biçim ve büyüklükteki ekranda izlenmesi gerektiğine inanan ve 10 milyondan fazla sinemaseveri aynı çatı altında buluşturan MUBI, dünya festivallerinde dikkat çekmiş yapımlardan oluşan geniş seçkisini hususi gösterim kuşaklarıyla sinemaseverlerle buluşturmaya devam ediyor.

Uzman ekiplerin festivalleri tarayarak bulup çıkardıkları birbirinden güzel, heyecanlı ve orijinal filmlerle hazırladıkları; hususi kuşakları, yönetmen retrospektifleri, önde gelen film festivallerinden gösterimlerin yer almış olduğu yapımlar içinde bu hafta öne çıkan filmler şu şekilde:

  • Rejim (1974)
  • Görünmez Yaşam (A Vida Invisível de Eurídice Gusmão / Invisible Life, 2019)
  • Journeyman (2017)
  • Kusursuzlar (2013)
  • Paranoid Park (2007)
  • Tangerine (2015)
  • Yeni Ahit (Le Tout Nouveau Testament / The Brand New Testament, 2015)

Netflix

190’dan fazla ülkede 221 milyonu aşkın ücretli kullanıcının değişik türlerde ve dillerde diziler, belgeseller ve beyaz perde filmleri izlediği, dünyanın eğlence odaklı önder gösterim hizmeti sunan Netflix’in bu hafta kütüphanesinde öne çıkan filmler şu şekilde:

  • Bırak Onu (Drop It, 2019)
  • Bir İpliğe Asılmak (De fil en aiguilles / Hanging by a Thread, 2014)
  • Bir Palyaçonun Düşleri (Dreams of a Clown, 2014)
  • Büyücüler Kulübü: Miras (The Craft: Legacy, 2020)
  • Oldukca Pişmiş (Burnt, 2015)
  • Ötekiler (The Others, 2001)
  • Encordades (2011)
  • Gelgitin Ardında (Behind the Tide, 2014)
  • Geri Takip (Backtrace, 2018)
  • Halkımın Anıları (Memories of my People, 2014)
  • İkarus’un Çocukluğu (L’enfance d’Icare / The Childhood of Icarus: The Way Beyond, 2009)
  • Alınyazısı (Azali, 2018)
  • Fena Talih (Bad Luck, 2015)
  • Nahuala Efsanesi (La leyenda de la Nahuala / The Legend of Nahuala, 2007)
  • O (It, 2017)
  • Öldüren Sis (The Mist, 2007)
  • Savaşçı (Kriegerin / Combat Girls, 2011)
  • Şarkını Söyle 2 (Sing 2, 2021)
  • Şifacı (The Healer, 2017)
  • Vahşiler (Hostiles, 2017)
  • Yerleşim (Enklava / Enclave, 2015)

SinemaTV

Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik eden Türk Telekom’un dijital tv platformu Tivibu’nun yanı sıra D-Smart, TV+ ve KabloTV platformları üstünden de gösterim meydana getiren SinemaTV, yerli ve yabancı değişik türlerdeki kanallarında pandemiden dolayı beyaz perdede gösterime girememiş aksiyon, serüven, korku, güldürü ve eğlence dolu en yeni filmleri ekranlara getirmeye devam ediyor.

SinemaTV’nin seyircilerine sunmuş olduğu komediden aksiyona, bilimkurgudan festival filmlerine uzanan geniş seçkisinde bu hafta öne çıkan filmler şu şekilde:

  • 7. Koğuştaki Mucize (2019)
  • Adiós (2019)
  • Ayla (2017)
  • Baba (Pedar / The Father, 1986)
  • Baba (The Father, 2020)
  • Babam (2017)
  • Babam ve Oğlum (2005)
  • Babamız (Padre Nuestro / Our Father, 2007)
  • Benny & Joon (1993)
  • Bir Evlilik (Noces / A Wedding, 2016)
  • Blackbird (2019)
  • Çatlak (2020)
  • Çitler (Fences, 2016)
  • Durgun Su (Stillwater, 2021)
  • Hava Saldırısı (Da hong zha / The Bombing: Air Strike, 2018)
  • Kalinka Davası (Au nom de ma fille / Der Fall Kalinka: Im Namen meiner Tochter, 2016)
  • Kan Bağları (Blood Father, 2016)
  • Kaptan Fantastik (Captain Fantastic, 2016)
  • Patient Zero (2018)
  • Randıman (2020)
  • San Andreas Fayı (San Andreas, 2015)
  • Self/less (2015)
  • Sen Benim HerŞeyimsin (2016)
  • Sözün Kıymeti (Gukjesijang / Ode to My Father, 2014)
  • Yıldızlararası (Interstellar, 2014)

TRT 1 & TRT 2

Diziler, belgeseller, çizgi filmler ve hususi gösterimlerle dolu gösterim kuşağıyla seyircisine ulaşan TRT’nin en oldukça izlenen kültür sanat kanalları izleyenlerine beyaz perde şöleni yaşatmaya devam ediyor.

Her akşam ödüllü ve prestijli filmleri orijinal dilleriyle sinemaseverlerle buluşturan ve birbirinden kıymetli yapımları ekrana getiren TRT 1 ve TRT 2’nin bu hafta gösterim kuşağında öne çıkan filmler şu şekilde:

  • 39 Basamak (The 39 Steps, 1935)
  • Aşk ve İntikam / Tek Gözlü Jack (One-Eyed Jacks, 1961)
  • Ayla (2017)
  • Çitler (Fences, 2016)
  • Gizli saklı Pencere (Secret Window, 2004)
  • Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak (2002)
  • Kaide Dışı (Hors normes / The Specials, 2019)
  • Müdür (Sorkhpust / The Warden, 2019)
  • Ninja Kaplumbağalar: Gölgelerin İçinden (Teenage Mutant Ninja Turtles: Out of the Shadows, 2016)
  • Pandora’nın Kutusu (2008)
  • Son Latife (2020)
  • Şipşak Aile / Hazır Aile (Instant Family, 2018)
  • Tomris (Tomiris, 2019)
  • Unutulmuş Dizeler (Los Versos del Olvido / Oblivion Verses, 2017)
  • Vikingler: Büyük Serüven (Vic the Viking and the Magic Sword, 2019)
  • Yarının Sınırında (Edge of Tomorrow, 2014)

Festival ve Etkinlik Ajandası

AKM Yeşilçam Sineması
 

 

AKM Yeşilçam Sineması’nda Biyografik Filmler Haftası başlıyor!

23-30 Eylül haftasında Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi Yeşilçam Sineması’nda tarihe geçen yıldızların hayatlarını özetleyen filmler seyircilerini bekliyor, program kapsamında yer edinen filmler şu şekilde:

  • David Lynch: Yaşam Sanatı (David Lynch: The Art Life, 2016)
  • Kaldırım Serçesi (La Môme / La Vie En Rose, 2007)
  • Whitney (2018)

Antalya Altın Portakal Film Festivali

59’uncu Antalya Altın Portakal Film Festivali Internasyonal Uzun Metraj Film Yarışması heyecanı başladı!

1 Ekim’de başlamış olacak olan 59’uncu Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Internasyonal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yer alacak 10 film ile bu filmleri değerlendirecek jüri üyeleri açıklandı.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in ev sahipliğinde T.C. Kültür ve Gezim Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenen festivalde Internasyonal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yer edinen filmler, “En İyi Film”, “En İyi Yönetmen”, “En İyi Adam Oyuncu” ve “En İyi Hanım Oyuncu” dallarında Altın Portakal heykelleri için yarışacak.
 

 

Jüri üyeleri açıklandı

İddialı yapımları değerlendirecek Internasyonal Uzun Metraj Film Yarışması ana jürisinde; oyuncu Anamaria Marinca, oyuncu Jean-Marc Barr, film küratörü ve eleştirmeni Nikolaj Nikitin, Arte France direktörü Olivier Père ve yönetmen, senarist Valdimar Jóhannsson içeriyor.

Jüri üyelerinden Anamaria Marinca; kariyeri süresince rol almış olduğu sanat filmlerinde olmasıyla birlikte kazanç rekoru kıran gişe filmlerinde de beğeni kazanan, Sex Traffic (2005), 4 Ay, 3 Hafta 2 Gün (2007), 1988 (2017) şeklinde ödüllü yapımlarda ve son olarak ilk gösterimini 2022 Sundance Film Festivali’nde meydana getiren “You Won’t Be Alone” filmimizde rol alan Romanyalı tiyatro ve beyaz perde oyuncusudur.

Jean-Marc Barr; Luc Besson’un filmi Derinlik Sarhoşluğu’nda (1988) yıldızlaşan, Lars von Trier’in Avrupa (1991), Dalgaları Aşmak (1996), Karanlıkta Dans (2000), Dogville (2004), Manderlay (2005), Emret Patronum (2006) ve İtiraf (2013) şeklinde filmlerinde rol alan, Pascal Arnold’la beraber “Özgürlük Üçlemesi” başlığı altında üç film ile Bir Fransız Ailenin Cinsel Kronolojisi’ni (2012) yöneten, 2018 senesinde Semih Kaplanoğlu’nun yönettiği “Buğday” filmimizde başrolde oynayarak dikkatleri üstüne çeken oyunculardan biridir.

Film küratörü ve eleştirmen olarak 25 yılı aşkın deneyime haiz olan Palic European Film Festivali Sanat Yönetmeni Nikolaj Nikitin ise uzun seneler Berlin Film Festivali’nin programcılığını yapmış, School of Film Agents (SOFA)’nın kurucusu Tallinn Black Nights Film Festivali küratörlerindendir.

Olivier Père ise 1995 ve 2009 yılları aralığında Paris Beyazperde Müzesi Cinémathèque Française’de program yöneticiliği, 1997’den 2012’ye dek Les Inrockuptibles ve başka yayınlar için film eleştirmenliği, 2004 ve 2009 yılları aralığında Cannes Directors’ Fortnight Seçkisi’nin sanat yönetmenliği ve 2009’da Locarno Internasyonal Film Festivali’nin sanat yönetmenliğini üstlenmiş, 2012’den bu yana da Arte France Cinema’nın direktörlüğünün yanı sıra Arte France için film seçimi direktörlüğü yapmaktadır.

Valdimar Jóhannsson ise başrolünde Noomi Rapace’in yer almış olduğu ilk uzun metraj filmi “Kuzu” ile Akademi Ödülleri ve BAFTA En İyi Internasyonal Uzun Metraj kısa listesine giren, 2021’de ilk gösterimini yapmış olduğu Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış Kısmı’nde Orijinallik Ödülü kazanan, “Rogue One”, “Yarının Savaşı” ve “Taht Oyunları” şeklinde film ve dizilerde değişik departmanlarda çalışan İzlandalı yönetmen ve senaristtir.
 

 

Internasyonal Yarışma’da coşku başlıyor

59’uncu Antalya Altın Portakal Film Festivali Internasyonal Uzun Metraj Film Yarışması’nda ABD, Belçika, Bulgaristan, Bolivya, Fas, Fransa, Hollanda, İran, İrlanda, İsrail, İspanya, Letonya Cumhuriyeti, Lüksemburg, Polonya, Romanya ve Uruguay yapımı 10 film içeriyor.

Venedik, Fajr, Saraybosna, Tribeca, Berlin şeklinde dünyanın mühim festivallerinde seyirci ile buluşan yapımlar Türkiye’de ilk kez festival kapsamında gösterilecek.

Léopold Legrand’ın geçim sıkıntısı çeken ve altıncı bebeklerini bekleyen bir aile ile bebek sahibi olamayan bir aile arasındaki anlaşmayı mevzu alan filmi Altıncı Çocuk (The Sixth Child); doğayla iç içe yaşamak için kırsal bir bölgeye göç eden bir çiftin köylülerle yaşamış olduğu çatışmaları mevzu alan, San Sebastian Film Festivali’nde seyirciyle buluşan Rodrigo Sorogoyen imzalı Canavarlar (The Beasts); Damian Kocur’un Venedik Film Festivali’nde Jüri Hususi Ödülü’nü alan, dinlence için yaşamış olduğu kasabaya dönen bir genç müzisyen üstünden sertliği ve göçmenliği sorguladığı filmi Ekmek ve Tuz (Bread and Salt); Signe Baumane’nin Tribeca Film Festivali’nde seyirciyle buluşan, bir kadının içinde büyüyen isyanı tutku, gülmece ve öfkeyle anlattığı canlandırma Evlilik Hayatım (My Love Affair With Marriage); Paul Negoescu’nun minik bir kasabada iradesi haricinde bir takım vakaya karışan bir polisi mevzu alan, Saraybosna Film Festivali’nde gösterilen filmi Vazife Adamları (Men of Deeds); Kazem Daneshi’nin Fajr Film Festivali’nde En iyi Senaryo Ödülü’nü kazanan, belediye başkanını ilgilendiren bir davada görevli olan bir savcının yaşamış olduğu ikilemi mevzu almış olduğu Mahkeme (Dustland); Yasmine Benkiran’ın hayatlarında değişik sorunlarla baş etmeye çalışırken yolları kesişen iki hanım ve bir çocuk ile onların ardındaki polisleri odağına almış olduğu Melikeler (Queens) ve yaz tatilinde uzak akrabalarının yanına gönderilen bir çocuğun başta uyum sağlayamadığı bu yerde zaman içinde kurduğu derin bağları özetleyen Colm Bairéad imzalı, Berlin Film Festivali Generation Kplus En İyi Film ve Çocuk Jürisi Mansiyon Ödüllü Sessiz Kız (The Quiet Girl) yarışmanın merakla beklenen yapımları içinde içeriyor.

Michal Vinik’in daha rahat bir yaşam sürmek için ülkelerini bırakıp İsrail’e göç eden iki kardeş üstünden anlaşmalı birliktelikleri sorguladığı Venedik Film Festivali’nde gösterilen Valeria Evleniyor (Valeria is Getting Married) ve Martín Boulocq’un Protestanlığın Latin ABD’da giderek güçlenen tesiri üstüne düşündüren ve Bolivya toplumunu yönlendiren yeni ideolojik bağımlılığı da ele alan Tribeca Film Festivali En İyi Senaryo ödüllü filmi Ziyaretçi (The Visitor) yarışmada yer edinen öteki dikkat çekici filmler.

Internasyonal Uzun Metraj Film Yarışması’nın kazananları 8 Ekim’de festivalin Kapanış ve Ödül Töreni’nde belli olacak.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in başkanlığını yapmış olduğu 59’uncu Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin İdari Direktörlüğünü Cansel Tuncer, yönetmenliğini Ahmet Boyacıoğlu üstlenirken, sanat yönetmenliğini Başak Emre, Antalya Film Forum’un yöneticiliğini ise Armağan Lale ve Pınar Evrenosoğlu yürütecek.

Beyoğlu Kültür Yolu Festivali

Kültür ve Gezim Bakanlığı’nın beş şehirde oldukça daha kapsayıcı etkinliklerle yaygınlaştırdığı Türkiye Kültür Yolu Festivalleri bünyesinde düzenlenen Beyoğlu Kültür Yolu Festivali, 1 Ekim’de kapılarını açıyor.
 

 

İstanbul’un somut ve somut olmayan kültürel mirasını gelecek kuşaklara aktarıp dünya sahnesine taşıyan festival, tiyatrodan beyaz perdeye, edebiyattan dansa, müzikten dijital sanatlara, sergilerden sohbetlere 51 ayrı mekânda, 88 salon ve 5 açık hava sahnesinde, 6000’den fazla sanatçı ve 1000’den fazla etkinlikle İstanbullulara benzersiz bir kültür sanat deneyimi yaşatacak.
Bu yıl İstanbul, Ankara, Çanakkale, Diyarbakır ve Konya olmak suretiyle beş şehirde düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivalleri’nde geçen yıl çizilen ilk rota olan Beyoğlu Kültür Yolu Festivali, 1-23 Ekim tarihleri içinde İstanbulluları bir kez daha kültür ve sanat zenginlikleriyle buluşturmaya hazırlanıyor.

AKM’den başlayıp Galataport’a ulaşan 4,1 kilometrelik festival rotasında, Atlas Sineması ve İstanbul Beyazperde Müzesi, Galata Mevlevihanesi, Mehmet Akif Hatıra Evi, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi ve Garibaldi Sahnesi şeklinde mühim kültür gezim noktaları içeriyor.
 

 

Bakanlık, emsalsiz albeni merkezlerine dönüştürdüğü bu kültür rotalarında edebiyattan tiyatroya, operadan gastronomiye, eğitimden resme somut olmayan tüm kültürel mirası festival ruhu içinde gelecek kuşaklara aktarıyor.

İstanbullular festival süresince kültür rotalarında gündüzden geceye uzanan bir takım etkinlikle kültür ve sanat zenginliklerine erişme şansı yakalıyor.

AKM Yeşilçam Sineması’nda gerçekleşecek olan film gösterileri ve söyleşilerin yanı sıra festivalle beraber tiyatroya, beyaz perdeye gitmeyen çocuk kalmayacak.
 

 

En kapsamlı Stanley Kubrick sergisi

Festival kapsamında İstanbul Beyazperde Müzesi, kült filmlerin yönetmeni Stanley Kubrick’in sergisine ev sahipliği meydana getirecek.

Sergi, başyapıtların yaratıcısı olarak beyaz perde tarihinde çığır açmış olan beyaz perde dehası Stanley Kubrick hakkında bugüne dek yapılmış en kapsamlı sergi olacak.
 

 

Türk Telekom Açık Hava Sineması

Türk Telekom’un ana destekçisi olarak teknoloji ile sanatı harmanladığı Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’nde festival heyecanı başlıyor.

Türk Telekom, Kültür ve Gezim Bakanlığı tarafınca bu yıl 1-23 Ekim tarihleri içinde ikincisi düzenlenecek olan Beyoğlu Kültür Yolu Festivali kapsamında bir kez daha organizasyona ev sahipliği hayata geçirmeye hazırlanıyor.

Festival kapsamında Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’nin dış alanında kurulan Türk Telekom Açık Hava Sahnesi’nde birbirinden meşhur adlar müzikseverlerle buluşacak.

Kültür ve Gezim Bakanlığı tarafınca İstanbul’a ve Türkiye’ye marka kıymeti kazandırmak adına başlatılan Kültür Yolu projesi kapsamındaki Beyoğlu Kültür Yolu Festivali’nde operadan, sergiye, tiyatrodan konsere, birçok kültür sanat etkinliği düzenlenecek.

Türk Telekom’un ayrıcalıklı hizmetler sunan markası Türk Telekom Prime’ın Açık Hava Sineması da Beyoğlu Kültür Yolu Festivali süresince devam edecek.

Festival süresince Türk Telekom Açık Hava Sineması’nda sinemaseverler, son devrin en sevilen filmleri ile Türk sinemasının klasikleşen yapımlarını açık havada seyretme keyfini yaşayacak.

Program kapsamında yer edinen filmler şu şekilde:

  • Aile Içinde (2017)
  • Aslan Kral (The Lion King, 2019)
  • Avengers: Sonsuzluk Savaşı (Avengers: Infinity War, 2018)
  • Bergen (2022)
  • Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu (2019)
  • Hayalet Avcıları: Diğeri Dünya (Ghostbusters: Afterlife, 2021)
  • Görkemli Gatsby (The Great Gatsby, 2013)
  • Neşeli Günler (1978)
  • Raya ve Son Ejderha (Raya and the Last Dragon, 2021)
  • Selvi Boylum Al Yazmalım (1978)
  • Soul (2020)
  • Yıldız Wars: Skywalker’ın Yükselişi (Yıldız Wars: Episode IX – The Rise of Skywalker, 2019)
  • The Batman (2022)
  • Titanik (Titanic, 1997)
  • Tosun Paşa (1976)

Salt Beyoğlu

Salt’ın San Francisco’daki Asian Art Museum iş birliğiyle hazırladığı yayınlanma programı “İyi Ki Zamanında Yetiştik” 24-25 Eylül’de Salt Beyoğlu’nda!

Güvence BBVA tarafınca kurulan Salt’ın Asian Art Museum ile ortaklaşa düzenlemiş olduğu İyi Ki Zamanında Yetiştik adlı yayınlanma programı, Filistin’den Hong Kong’a, Endonezya’dan Irak ve Hindistan’a uzanan seçkisiyle, bir tür hayatta kalma yöntemi olarak gülmece terimini ele alıyor.

24-25 Eylül’de Salt Beyoğlu’ndaki Açık Beyazperde’da gerçekleştirilecek parasız program, kıyamet sonrası bir dünyanın mitolojik sembollerinden ince jestlere ve absürt vaka örgülerine kadar mizahın alabileceği değişik biçimleri irdeliyor.
 

 

Seçkide yer edinen videolar, değişik kültürleri ve politik olarak savunmasız fertleri bir araya getiren alternatif bir anlatı oluşturma yöntemi olarak gülmece ve ümit arasındaki ilişkiyi odağına alıyor.

Kişisel düzeyde gülmece, içimizdeki denetim arzusu ve dışsal öngörülemezlik arasındaki dengesizlikle başa çıkmada kullanılan en yaygın müdafa mekanizmalarından biri.

Program adını, sanatçı Phan Anh’ın günümüz toplumlarındaki devamlı bir geç kalmışlık hissinin ezici gücüne dikkat çeken Glad I made it on time (İyi Ki Zamanında Yetiştim) başlıklı işinden alıyor.

Programda, Basel Abbas ve Ruanne Abou-Rahme, Zeynep Kayan ve Özgür Atlagan, Tiffany Chung, Angela Su, Arahmaiani, Alison Nguyen, Connie Zheng, Phan Anh, Choi Sai-Ho, Walid Siti, Chitra Ganesh, Zeina Barakeh’in video emek harcamaları içeriyor.

Naz Cuguoğlu ve Vicky Do tarafınca hazırlanan İyi Ki Zamanında Yetiştik, Asian Art Museum tarafınca düzenlenen ve küratörlüğünü Abby Chen ile Padma Maitland’ın yapmış olduğu After Hope: Videos of Resistance (Umuttan Sonrasında: Direniş Videoları) projesine, dünyanın dört bir yanından sanatçılar, küratörler ve kuruluşların önerileriyle seçilen video işleriyle cevap veriyor.

Program dâhilinde, 24 Eylül Cumartesi günü saat 17.00’de Salt Beyoğlu’nda ortak bir okuma grubu düzenleniyor.

Kolektif Çukurcuma ve m-est.org tarafınca, Naz Cuguoğlu, Lara Ögel ve Merve Ünsal’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilecek bu etkinlik, SAHA’nın eş kurucusu olduğu ve desteklediği World Weather Network kapsamında sunuluyor.

Her insanın katılımına açık ve parasız program hakkında detaylı informasyon için saltonline.org adresini ziyaret edebilir; okuma grubuna kayıt yaptırmak için [email protected] adresine e-posta gönderebilirsiniz.

İyi Ki Zamanında Yetiştik programında yer edinen filmler şu şekilde:

PROGRAM #1 (Süre: 39 dakika)

24 Eylül Cumartesi, 14.00 ve 16.00
25 Eylül Pazar, 14.00 ve 16.00

  • Gene de Maskem Güçlü 1. Bölüm (And yet my mask is powerful part 1, 2016)
  • mum 4: suyun kaynağını bulana dek (candle #4: until finding the source of the water, 2017-2019)
  • Binlerce Yıl Ilkin ve Sonrasında (Thousands of years before and after, 2012)
  • Caspiar (2017)
  • Efsanenizin Parçası Olmak İstemiyorum (I Don’t Want to Be Part of Your Legend, 2004)

PROGRAM #2 (Süre: 47 dakika)

24 Eylül Cumartesi, 15.00 ve 17.00
25 Eylül Pazar, 15.00 ve 17.00

  • Tatlı – Yıkım (Dessert – Disaster, 2017-2018)
  • Yalnız Çağ (The Lonely Age, 2019)
  • İyi Ki Zamanında Yetiştim (Glad I made it on time, 2018)
  • Kara Ay (Black Moon, 2019)
  • Dertli Ayı ve Saray (The Troubled Bear and the Palace, 2019)
  • Metropol (Metropolis, 2018)
  • Bir Duvarı Yıkma Senaryoları (Scenarios of Breaking Down a Wall, 2014)

Yeşilçam Tabiat ve Çocuk Filmleri Festivali

Pierre Fabre’nin koşulsuz katkılarıyla “Yeşile Saygı” misyonu kapsamında, Mardin’in 16 köyünde 5 bin çocuğa ulaşılması hedeflenen Yeşilçam Tabiat ve Çocuk Filmleri Festivali başladı.

Bu proje yardımıyla, 16 köy, bir engelli rehabilitasyon merkezi ve bir de Mardin Yetiştirme Yurdu’nda 5 bin çocuğa ulaşılması hedefleniyor.
 

 

Fransız menşeili 60 senelik ilaç ve dermokozmetik markası Pierre Fabre, ufaklıklara tabiat bilinci ve sevgisini aşılamak suretiyle Yeşilçam Tabiat ve Çocuk Filmleri Festivali’ni 1 Eylül itibariyle hayata geçirdi.

Eylül ayı süresince devam edecek festival kapsamında; çocuklarla beraber Mardin köylerinde çöp toplama, okullarda ağaç dikme, sirk gösterileri seyretme, tabiat temalı 5 kısa film seyretme ve kısa filmleri oylama etkinlikleri gerçekleşecek.

Bu sayede çocuklar bir taraftan eğlenirken, bir taraftan da doğayı korumayı öğrenecekler.
 

 

Mevzusu “Tabiat ve Çocuk” olan filmlerin ön elemesi jüri üyeleri; İspanyol Yönetmen Daniel Matesanz, Hollywood’da başarı göstermiş filmlerin Yönetmeni Tekin Girgin, Mardinli ödüllü Yönetmen Necdet Yiğit, ödüllü Görüntü Yönetmeni Halil İbrahim Çevik, Pierre Fabre Türkiye Genel Müdürü Dr. Hande Demirdere ve Pierre Fabre Türkiye Green Mission Elçisi Canan Akyurt tarafınca yapıldıktan sonrasında seçilen filmler, çocuklar tarafınca oylanacak.

Bugüne dek ortalama 2 bin çocuğa erişilen ve Mardin’in pek oldukça köyünde devam edecek festivalde; Mezopotamya Sirk Dünyası etkinliklerinin Hocaköy Okulu etabı 13 Eylül’de, Derik’teki Direkli Hacı Ahmet Irmak İlkokulu etabı da 14 Eylül’de tamamlandı.

1 Eylül’de Alakuş Köyü’nde start verilen ve peşinden sırasıyla; Akyazı Köyü, Eroğlu Köyü, Kızltepe Engelliler Derneği, Karakuyu Köyü, Bektaş Köyü etapları tamamlanan Yeşilçam Tabiat ve Çocuk Filmleri Festivali, değişik köylerde, rehabilitasyon merkezleri ve yetiştirme yurtlarında devam edecek.

Projenin finali ise, Dünya Çocuklar Günü ve Dünya Habitat Günü olan 1 Ekim’de hususi konuklarla Mardin’de yapılacak.

 

 

*Bu makalede yer edinen fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.