Faruk Bildirici: Özgürlük suskun kalamaz

Faruk Bildirici: Özgürlük suskun kalamaz

29 Ağustos 2022 0 Yazar: admin

Gazeteci Faruk Bildirici, hakkında organize kabahat örgütü liderliği suçlaması iddiasıyla soruşturma sonucu bulunan Sedat Peker’in Özgürlük’ten Burak Taşçı’nın “rüşvet çarkı” içinde yer aldığına yönelik ifadelerine sessiz kalmaması icap ettiğini söylemiş oldu.

Bildirici, T24’te “Özgürlük suskun kalamaz” başlıklı yazısında Peker’in iddiaları ve Taşçı hakkında şunları söylemiş oldu:

Sedat Peker, bu kez eski SPK Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu ile kardeşi AKP Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu, Cumhurbaşkanı Danışmanı Serkan Taranoğlu ve TOBB’dan Salih Orakçı’nın da içinde olduğu büyük bir “rüşvet çetesi” olduğu iddiasını ortaya attı.

Dahası Özgürlük web editörü Burak Taşçı ile Borsa Gündem sitesi sahibi Orhan Pala’nın da bu “rüşvet çetesi” ile beraber çalıştıklarını, “borsa manipülasyonları mevzusunda başrol oyuncuları” olduklarını ve “huysuzluk meydana getiren şirketlerle ilgili karalama kampanyası yaptıklarını” öne sürdü. “Rüşvet çetesi”nin milyonlarca lira rüşvet almış olduğu, sadece ihtilaf çıkınca “düzmece haciz” uygulattığı Marka Yatırım Tüm ortaklık’in sahibi Mine Tozlu Sineren aleyhine Özgürlük ve Borsa Gündem’de “İmzalar Mine Tozlu Hanıma aitmiş” haberleri yayımladıklarını da iddia etti.

İddialar bu kadar ciddi ve somut olmasına karşın Burak Taşçı ve Orhan Pala’dan, Peker’in iddialarına ilişkin bir yalanlama ya da izahat gelmedi. Borsa Gündem sitesini geçtim; Özgürlük ve Demirören Medya’dan da ses çıkmadı. Özgürlük, Sedat Peker’in “rüşvet çetesi” iddiasını haber de yapmadı.

Oysa Özgürlük benzer biçimde büyük bir gazetenin editörünün “rüşvet çetesi” içinde yer almış olduğu, gazetenin bu çetenin faaliyetlerinde kullanıldığı, manipülatif haberler yapıldığı öne sürülüyor. Elbet peşinen bu iddialar doğrudur denemez fakat araştırmaya muhtaç olduğu da ortada.

Özgürlük yönetimi bu kadar ağır suçlamalar karşısında suskun kalamaz, üç maymunu oynayamaz. Harekete geçerek araştırmak ve sonucuna bakılırsa gereğini yapmak zorunda. En azından “güvenilirliği” hâlâ önemsiyorlarsa okurlarına samimi bir izahat borçlular…