Macron ve değişik bir tarih okuması

Macron ve değişik bir tarih okuması

28 Ağustos 2022 0 Yazar: admin

Özgürlük, hakkaniyet, eşitlik ve vatandaşlık cumhuriyeti olan Beşinci Cumhuriyet’in popülist rakibi Marine Le Pen’i azca bir farkla geride bırakan lideri Emmanuel Macron, acılarla dolu Cezayir tarihini, Fransa’nın Cezayir’i sömürdüğü dönemde verilen 1 milyon şehide bakarak değerlendirmiyor şeklinde görünüyor.

Bu yüzden tarihçilerden oluşan bir komite vasıtasıyla zamanı tekrardan yazmak istiyor. Macron, Cezayir’in Fransız sömürge tarihini ve o devrin çirkinliğini reddettiği önceki açıklamaları sebebiyle üç yıldan fazla bir süredir ilişkilerin kesilmesinden sonrasında ilk kez Cezayir’i ziyaret etti.

Bu bölüm, mevzuyla ilgili referans noktalarını ihtiva eder. (Related Nodes field)

Ortalama bir milyon Cezayirliyi yok ettikten ve Fransız Cezayir projesi kapsamında Cezayir’in Arap kimliğini neredeyse sildikten sonrasında 1962 senesinde nihayetlenen Cezayir savaşı ve sömürgecilik döneminde çekilen acılar söz mevzusu olunca, celladı kurban ile bir tutuyormuş şeklinde bugün yalnız o devrin hem Fransızlar hem de Cezayirliler için acı dolu bir dönem bulunduğunu itiraf etmekle yetindi.

Cumhurbaşkanı Macron, Fransız sömürgeciliğinin suçlarından dolayı Cezayir’den özür dilemeyi reddediyor.

Cezayir’deki Fransız sömürge tarihinin anısına hala ikna olmuş değil. Bu yüzden Fransız araştırmacı Benjamin Stora’yı ‘sömürge zamanı ve Cezayir Savaşı üstüne bir rapor hazırlaması için görevlendirdi.

Böylece Fransa Cumhurbaşkanı’nın hala Cezayir tarihini sorguladığı anlaşılıyor.

Bu, Fransa büyüklüğünde bir ülkenin başkanından ne bilimsel niteliği olan ne de diplomatik olarak kabul edilebilir bir şey değil.

Charles de Gaulle dahil olmak suretiyle, önceki hiçbir Fransız cumhurbaşkanı zamanı sorgulamamıştır.

Macron’un zamanı tekrardan yazma ve işlemediği suçlar için özür dilemekten kaçınacak şekilde formüle etme girişimi, onu buna neyin ittiğini düşündürüyor.

Bu, Fransa’yı soykırım suçlarının kabul edilmesiyle dayatılacak oldukça büyük bir tazminattan kurtarma girişimi mi?

Yoksa sorun, Aryan ırkın üstünlüğüne, medeniyetlerin çatışmasına ve üstünlüğüne inanan, Nazizm ve Faşizm ile kesişen yabancı düşmanlığı, üstün ırk (master race) teriminin yaygınlaşması, Nazi Hitler ve Faşist Mussolini’ye inanan yabancı düşmanlığına dayalı popülist eğilime karşı Fransız seçimlerine girmiş olsa bile, Fransa Cumhurbaşkanı’nın gizli saklı popülist eğiliminde ve zamanı sorgulamasında görülen üstünlük kompleksinde mi düğümleniyor?
 

Fransa Cumhurbaşkanı’nın kibre kapılıp özür dilemeyi reddetmesi ve hatta tarihin mevcut halini kabul etmemesi, onun tarihsel anlayışlarında Fransa’daki popülist eğilimden değişik olmadığını kanıtlayan işaretlerdir.

Eski İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi, Arap ülkelerindeki sömürge dönemlerinin çirkinliğini kabul eden tek Avrupalı ​​liderdi.

Zira kendisi İtalyanların Libya’yı sömürgeleştirdiğini kabul edip özür diledi ve Libya tarafıyla bir tazminat anlaşması imzaladı.

Sömürge zamanı sayfasını kapatmak için İtalya-Libya anlaşması, o dönemde sömürgeleştirme yada soykırıma maruz kalan öteki ülkeler için bir örnek olabilir.

Geçmişin sayfası ve çirkinliği Başkan Macron’un sandığı şeklinde yalnız endişeli hissederek yada acıların anlaşıldığı dile getirilerek kapatılamaz.

Macron hala zamanı görmezden geliyor ve hatta yalanlıyor. Hakkında onlarca ansiklopedi yazılan ve Fransa’nın en büyük ve en prestijli üniversitesi olan Sorbonne’de bile onlarca yüksek lisans ve doktora tezine mevzu olmuş bir tarih süreci için tarihçilerden oluşan bir komite kurulmasını istiyor.

Bu da zamanı tekrardan yazma isteğini, bilhassa zararın boyutu apaçık ortadayken özür, tazminat ve geçiş süreci adaleti hakkında gerçek uzlaşmayı geciktirmek için sefil bir girişim haline getiriyor.

Bugün Fransa ve Cezayir arasındaki stratejik ortaklık bahsi, mağdurlara tazminat ve hakkaniyet verilip acı dolu harp anıları kapatılmadıkça bir milim ilerleme kaydedemez.

Macron zamanı kabul etse de etmese de Cezayir’deki Fransız sömürge süreci insanlığa karşı işlenmiş bir kabahat olmaya devam edecektir.

 

 

*Bu makalede yer edinen fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir. 

Independent Türkçe için çeviren: Gökyüzü Sevil

Şarku’l Avsat